<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uzman Online Eğitim</title>
	<atom:link href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://uzmanonlineegitim.com.tr/</link>
	<description>Online Eğitimde Uzman</description>
	<lastBuildDate>Sat, 17 Apr 2021 14:40:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>

<image>
	<url>https://uzmanonlineegitim.com.tr/wp-content/uploads/2020/12/cropped-cropped-uzman-logo-yeni-v2-retina-32x32.png</url>
	<title>Uzman Online Eğitim</title>
	<link>https://uzmanonlineegitim.com.tr/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tıbbi Sekreterlik ve Hasta Kabul Mesleği, Sağlık Kuruluşlarının vazgeçilmezi oldu</title>
		<link>https://uzmanonlineegitim.com.tr/tibbi-sekreterlik-ve-hasta-kabul-meslegi-saglik-kuruluslarinin-vazgecilmezi-oldu/</link>
					<comments>https://uzmanonlineegitim.com.tr/tibbi-sekreterlik-ve-hasta-kabul-meslegi-saglik-kuruluslarinin-vazgecilmezi-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzman Online Eğitim]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2021 13:30:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber ve Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://uzmanonlineegitim.com.tr/?p=1675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tıbbi Sekreterlik ve Hasta Kabul Mesleği, Sağlık Kuruluşlarının vazgeçilmezi oldu Sağlık kuruluşlarının hastayı ilk kabulü ve yönlendirmesi programa hasta bilgilerini kaydetmesi bu meslek aracılığı ile yapılmaktadır. Son zamanlarda şehir hastanelerinin açılması ve farklı yeni sağlık kuruluşları ile tıbbi sekreterlik ihtiyacı artarak devam etmektedir. İstihdam alanı çok geniş olan bu meslek ayrıca sağlık sektöründe farklı mesleklere&#8230;</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/tibbi-sekreterlik-ve-hasta-kabul-meslegi-saglik-kuruluslarinin-vazgecilmezi-oldu/">Tıbbi Sekreterlik ve Hasta Kabul Mesleği, Sağlık Kuruluşlarının vazgeçilmezi oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Tıbbi Sekreterlik ve Hasta Kabul Mesleği, Sağlık Kuruluşlarının vazgeçilmezi oldu</h2>
<p>Sağlık kuruluşlarının hastayı ilk kabulü ve yönlendirmesi programa hasta bilgilerini kaydetmesi bu meslek aracılığı ile yapılmaktadır. Son zamanlarda şehir hastanelerinin açılması ve farklı yeni sağlık kuruluşları ile<strong> tıbbi sekreterlik</strong> ihtiyacı artarak devam etmektedir. İstihdam alanı çok geniş olan bu meslek ayrıca sağlık sektöründe farklı mesleklere de kapı açmaktadır. <strong>Tıbbi sekreterlikte</strong> kendini kanıtlayan personeller sağlık kuruluşunda şef sekreter, bölüm sorumlu sekreteri, hastane idaresi, rapor bölümü vb birçok bölümde idareci olabilme olanaklarına sahip olmaktadırlar. <strong>Tıbbi sekreterlik eğitimi</strong>ni alan kişiler her türlü sağlık kuruluşuna başvurabilmektedir. Bu sağlık kuruluşları hastaneler olabileceği gibi, diş poliklinikleri, eczaneleri, sağlık ocakları, tüp bebek merkezleri, rehabilitasyon merkezleri, özel doktor sekreterliği vb dir.</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/tibbi-sekreterlik-ve-hasta-kabul-meslegi-saglik-kuruluslarinin-vazgecilmezi-oldu/">Tıbbi Sekreterlik ve Hasta Kabul Mesleği, Sağlık Kuruluşlarının vazgeçilmezi oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uzmanonlineegitim.com.tr/tibbi-sekreterlik-ve-hasta-kabul-meslegi-saglik-kuruluslarinin-vazgecilmezi-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evde Kozmetik Ürünleri Yapımı ve Satışı Yapmak</title>
		<link>https://uzmanonlineegitim.com.tr/evde-kozmetik-urunleri-yapimi-ve-satisi-yapmak/</link>
					<comments>https://uzmanonlineegitim.com.tr/evde-kozmetik-urunleri-yapimi-ve-satisi-yapmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzman Online Eğitim]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2021 13:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber ve Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://uzmanonlineegitim.com.tr/?p=1672</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evde Kozmetik Ürünleri Yapımı ve Satışı Yapmak Günümüzde kozmetik ürünlerde bulunan kimyasallar birçok cilt sorunlarına sebep olmakta. Pandemi ile birlikte aromaterapi ve doğal kozmetik ürünleri üretmek isteyenler online eğitimler ile kendilerine değer katmış bulunmakta. Eğitimlerde verilen formüller ve kozmetik üretmenin hiç de zor olmadığını gösterdi ve birçok ev hanımı önce kendi ürünlerini üretti daha sonra&#8230;</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/evde-kozmetik-urunleri-yapimi-ve-satisi-yapmak/">Evde Kozmetik Ürünleri Yapımı ve Satışı Yapmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Evde Kozmetik Ürünleri Yapımı ve Satışı Yapmak</h2>
<p>Günümüzde kozmetik ürünlerde bulunan kimyasallar birçok cilt sorunlarına sebep olmakta. Pandemi ile birlikte aromaterapi ve doğal kozmetik ürünleri üretmek isteyenler online eğitimler ile kendilerine değer katmış bulunmakta. Eğitimlerde verilen formüller ve kozmetik üretmenin hiç de zor olmadığını gösterdi ve birçok ev hanımı önce kendi ürünlerini üretti daha sonra etrafına ürünlerini pazarlamaya başladı.</p>
<h3>Bitkisel parfümlerde kazanç çok</h3>
<p>İnternet üzerinden satışı rahatlıkla yapılacak bir ürün. Uçucu olmakla birlikte sabit koku bırakan <a href="http://www.isfikirleri-girisimcilik.com/organik-kozmetik-isi-yapin">kozmetik</a> ürünlerinden biri de parfümler. Parfüm üretimi için çeşitli özütlerin alkolle muamele edilmiş türevleri hammadde olarak kullanılıyor. Bunların içinde tümüyle sentetik olanların hem koku değişimi hem de sabit koku kalıcılığı olmadığı için piyasada pek tutulmuyor. Gerçek parfümler ise yarı sentetik usullerle organik kaynaklı ürünlerden elde ediliyor. ‘Stiren’, ‘ksilen’, ‘propylene’ gibi petrol kaynaklı onlarca yan ürün bu konuda doğal parfümü ‘fixe ediyor’; sabitliyor.</p>
<p>Bitkisel parfümler konusunda Anadolu topraklan çok fazla hammadde sunumuyla eşsiz habitatlardan biri. Özellikle henüz bozulmamış kokulu otların bulunduğu topraklarda orijinal parfümler ve parfüm karışımları üretilebilir. Bunların başında doğadan toplanan tüm kokulu bitkiler, kökler ve ağaçlar geliyor. Doğadan toplanan bitkiler kısa bir işlemin ardından organik parfüm hammaddesi haline geliyor. Bunların çoğu sınıflandırılmış ihraç ürünleri kapsamında. Cinsleri, uçuculuk özellikleri ve ekonomik değerlerini kısa bir araştırmayla öğrenmek mümkün.</p>
<p>Bugün dünya kozmetik üretiminde doğal ürünlere çok ciddi bir dönüş var. Bunları işlenmiş ya da yarı işlenmiş hammadde olarak ihraç etmek çok kolay. İşin doğası açısından kadın girişimcilerin rahatlıkla yapabilecekleri kazançlı bir iş. Üretimi devamlı kılmak için bazı ünlü firmalarla toplayıcılık ve ön işleme izinleri alınabilir; bedelsiz araç ve gereç sağlanabilir. Halen en verimli bölgeler ‘Toros Dağları’ başta olmak üzere Ege, Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgeleri.</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/evde-kozmetik-urunleri-yapimi-ve-satisi-yapmak/">Evde Kozmetik Ürünleri Yapımı ve Satışı Yapmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uzmanonlineegitim.com.tr/evde-kozmetik-urunleri-yapimi-ve-satisi-yapmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hipnoz hakkında bilinen doğrular ve yanlışlar</title>
		<link>https://uzmanonlineegitim.com.tr/hipnoz-hakkinda-bilinen-dogrular-ve-yanlislar/</link>
					<comments>https://uzmanonlineegitim.com.tr/hipnoz-hakkinda-bilinen-dogrular-ve-yanlislar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzman Online Eğitim]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 10:50:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber ve Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://uzmanonlineegitim.com.tr/?p=541</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hipnoz hakkında çoğu insanın abartılı ve yanlış inanışları olduğunu biliyoruz. Filmlerde anlatıldığı gibi sihirli ve mistik bir güç olarak düşünenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. Çoğu insan için hipnoz; bilincinin kontrol edilmesi ile eş anlama gelmektedir. Ya da çoğu insan için hipnoz bir uyku durumudur ve uyandırılamama diye bir riski barındırır. Hipnoz hakkındaki abartılı ve yanlış&#8230;</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/hipnoz-hakkinda-bilinen-dogrular-ve-yanlislar/">Hipnoz hakkında bilinen doğrular ve yanlışlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid">
<div class="vc_column_container vc_col-sm-12">
<div class="wpb_wrapper vc_column-inner">
<div class="wpb_text_column wpb_content_element ">
<div class="wpb_wrapper">
<p>Hipnoz hakkında çoğu insanın abartılı ve yanlış inanışları olduğunu biliyoruz. Filmlerde anlatıldığı gibi sihirli ve mistik bir güç olarak düşünenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. Çoğu insan için hipnoz; bilincinin kontrol edilmesi ile eş anlama gelmektedir. Ya da çoğu insan için hipnoz bir uyku durumudur ve uyandırılamama diye bir riski barındırır. Hipnoz hakkındaki abartılı ve yanlış bilgi ve inançları bu şekilde uzatmak mümkündür. Bazı insanlar hipnoza yüklenen bu abartılı ve yanlış bilgiler nedeniyle korkar çekinirken, bazıları da bu yanlış ve abartılı bilgileri yaşamak için hipnoz olmaya karar verebiliyor.</p>
<p>Bu noktada hipnozu doğru ve gerçekçi bir şekilde bilmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Hipnoz yönteminden korkulma-ması gereken, mistik ve gizemli bir güç olmadığını ilk anda söylemekte yarar var. Hayatın her alanında hipnozu zaten doğal olarak yaşıyoruz.</p>
<p>Hipnoz ve trans kavramları birbirlerinin yerine sıklıkla kullanılır. Trans ve hipnoz birbirleriyle ayrılmaz birer ikili olmakla birlikte bir ayrıma da gitmekte yarar görüyorum. Transa altında verilen telkinler kişide bir değişim yaratmışsa hipnoz olmuş diyebiliriz.</p>
<p>Hipnoz, kişinin doğrudan doğruya bilinçdışına erişim sağlamamıza yardımcı olan bir yöntemdir. Hipnoz, bilinçdışına erişim açısından doğrudan doğruya kullanabileceğimiz bir yöntemdir. İnsan ruhsal dünyasını anlamamızda çok önemli bir rehber işlevi görür.  Yapılan araştırmalar hipnoz yönteminin işlevsel olduğu konularda kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta bir tedavi işlevi gördüğünü göstermektedir. Hipnoz, tüm zihinsel işlevlerin çalışıyor olduğu, bilincin açık olduğu, uyku hali olmadan ve istekle oluşturulabilecek bir konsantrasyon durumudur. Hipnoz kelimesi “Hypnos” eski Yunanca`da ” uyku ” anlamına geliyorsa da aslında bir uyku değildir. Hipnoz kelimesiyle bahsedilen uyku, mecazi anlamda bir uykudur. Gerçek anlamda kendinden geçmeyi içeren bir uyku anlamına gelme-mektedir.</p>
<p>Hipnoz nedir ? denildiğinde Öncelikle ilk akla gelen yanlış ve abartılı inanışları belirterek, hipnozun ne olmadığını açıklayarak hipnozu anlatmakta yarar görüyorum.</p>
<ol>
<li>Hipnoz, kendinizden geçtiğiniz bir durum değildir. Bunun terisne bilinçli ve farkında olduğunuz bir durumdur.</li>
</ol>
<ol start="2">
<li>Hipnozdan uyandırılamazsam !!! Hipnoz bir uyku değildir. Uyumazsınız. Hipnoz, yaklaşık 250 yıldır tedavide kulanılıyor olmasına ragmen bu güne kadar kimseyi uyutup kendinden geçirememiş ve dolayısıyla uyandırılamayan kimse de olmamıştır.</li>
</ol>
<ol start="3">
<li>Hipnozda bulunduğunuz süre içinde kontrolünüz dışında, istemediğiniz bir şey söylemezsiniz ya da anlatmazsınız. Size istemediğiniz bir şey yaptırılamaz.</li>
</ol>
<p>Hipnoz, gelişmiş batı toplumlarında çok uzun yıllar önce bir tedavi yöntemi olarak onaylanmıştır. Amerika Birleşik Devletlerinde 1958 yılında Amerikan Tıp Cemiyeti ve Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından resmi bir tedavi yöntemi olarak Kabul edilmiştir. Yine İngiltere’ de 1961 yılında İngiliz Tıp Cemiyeti hipnoz yöntemini resmi tedavi yöntemi olarak kabul etmiştir.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid">
<div class="vc_column_container vc_col-sm-12">
<div class="wpb_wrapper vc_column-inner">
<div class="vc_custom_heading heading heading-border heading-tertiary heading-bottom-border">
<p class="heading-tertiary"><strong>Bilinç Nedir ? Bilinaçaltı / Bilinçdışı Nedir ?</strong></p>
</div>
<div class="wpb_text_column wpb_content_element ">
<div class="wpb_wrapper">
<p>Günlük yaşamda Biliçaltı ile hipnoz birbirini çağrıştıran iki kelime olarak kullanılmıştır. Yine günlük yaşamda bilinçaltı kelimesi vatandaşın günlük diline oturmuş bir kavramdır. Profesyonellerin bilinçaltı kelimesini yerine Bilinçdışı kavramını tercih ettiğini belirtmekte yarar var. Bu web sayfasında sıklıkla bilinçaltı kavramı ile bilinçdışı kavramı birlikte ve / veya aynı anlamda kullanılacaktır. Ruh sağlığı profesyonelinin bilinçdışı kavramını tercih etmesine karşın günlük kullanım olarak bilinçaltı kavramı kullanılmaktadır. Bilinçdışı kavramını ilk kullanan S.freud olma-masına karşın psikoterapi de kullanıldığı haliyle teknik bir terim haline getiren kişinin S. Freud olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>Doğduğunuz andan itibaren, hatta daha da ötesine geçerek, hamilelik döneminde anne karnından başlayarak hipnotik etki altında kalıyoruz. Hamile olan annenin içinde bulunduğu ruh hali, karnındaki çocuğuna transfer olduğunu söyleyebiliriz. Doğumdan sonraki ilk andan itibaren hipnotik etki altında kalmaya devam ediyoruz. Çocuğun yaşamının ilk yılları özellikle önemlidir. İnsan gelişiminde bilinçli zihin gelişimin yıllar içinde yavaş yavaş geliştiğini düşünecek olursak ilk yıllarda tamamen hipnotik telkinler altında yaşadığımızı söyleyebiliriz. Bilinçli zihin hali sorgulayan, analiz eden, muhakeme eden zihinsel işlevlerimizi yerine getirir. Sorgulamanın hemen hiç olmadığı yani bilinçdışı zihnin aktive olduğu özellikle yaşamın ilk yıllarında yaşananlar, tüm yaşamı doğrudan doğruya ve derinden etkiler. Bu dönemde alınan olumsuz telkinler tüm yaşam boyunca etkisini sürdürür. Örneğin; tuvalet eğitimini kazanmış 5 yaşındaki bir çocuk, annesine <em>“ anne kakam geldi “</em> şeklinde tuvalete götürmesi amaçlı haber veriyor. Annesi ise evde misafirler olduğu için <em>“ oğlum şimdi zamanımı, bak misafirler var. Çok ayıp misafirler varken kaka yapılmaz “</em> şeklinde bir açıklama yapmıştır.</p>
<p>Bu sözlerle annenin çocuğuna ne demek istediğini biz yetişkinler çıkarsayabiliyoruz. Ama 5 yaşındaki çocuk için bu durum <em>“ misafirler varken kaka yapılmaz “ </em> olarak anlıyor olmalı ki; 30 lu yaşlarında olmasına rağmen hala kendi evi dışında hiçbir yerde rahatça dışkılayamıyordu. Sürekli kendini sıktığı için anal bölgede fiziksel sorunlar oluşmuştu. Ne zaman ki; hipnoterapi yoluyla sorunun kökenine inilerek böyle bir telkin etkisi nötralize edildi. Ancak ondan sonra çeşitli ortamlarda da dışkılama işlevini yerine getirebilir hale geldi. Benzer örnekleri çoğaltmak mümkün.</p>
<p>Bilinç, bilinçöncesi ve bilinçdışı ( bilinçaltı ) kavramlarını psikoterapiye bugünkü teknik anlamıyla kazandıran s. Freud’ a göre; bir iceberg’in deniz seviyesinin üstünde kalan ve görünen kısmını bilince benzetebiliriz. Bu iceberg’in deniz seviyesi ile yüzeye yakın kısmını bilinçöncesi olarak adlandırabiliriz. Yine bu iceberg’in deniz suyunun altında kalan, görünmeyen, daha büyük kitlesini ise bilinçdışına benzetebiliriz. Suyun üstünde kalan yani bilinçli zihin hali ile suyun derinlerine inen ve görünmeyen bilinçdışı kısmı karşılaştırdığımızda; bilinçdışının, varoluşumuzun en ufak ayrıntılarını dahi içinde barındıran olağanüstü ve kusursuz bir belleğe sahip olduğunu görürüz. Aynı zamanda bilinçdışı, inanılan güvenilen insanların telkinlerini sorgulamaksızın kabullenen bir yapıya sahiptir. Her birey farklı alışkanlık ve inanışları, istek ve arzuları, korku ve endişeyi bilinçdışına iter. Bilinç ; mantıklı , sorgulayıcı, dirençli, kritik eden bir işleyişe sahiptir.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid">
<div class="vc_column_container vc_col-sm-12">
<div class="wpb_wrapper vc_column-inner">
<div class="vc_custom_heading heading heading-border heading-tertiary heading-bottom-border">
<p class="heading-tertiary"><strong>Hipnoterapi Nedir ?</strong></p>
</div>
<div class="wpb_text_column wpb_content_element ">
<div class="wpb_wrapper">
<p>Hipnoz yöntemiyle ugulanan terapi tekniğine hipnoterapi denir. Hipnoterapi yapan profesyonele ise hipnoterapist denir. Yaşamın her alanında kendi kendine transa gireriz. Doğrudan ve dolaylı yönden telkinler alırız. Telkinler etkisinde kalmış ve duygu düşünce ve davranışsal değişimler yaratılmışsa hipnoz olduğumuzu da düşünebiliriz. Özel bir ortamda bunu sağlamak istediğimizde hipnoterapist eşliğinde bir uygulama yapılır. Terapötik olarak hipnoz uygulaması yapıldığında duygu düşünce ve davranışsal açıdan bir değişim yaratılmak istendiğinde çeşitli yöntem ve teknikler uygulanır. Amaç; geçmişten bu yana bilinçdışına yerleşen olumsuz telkinleri olumluya döndürmektir.</p>
<p>Bilinçdışı; duyguların depo edildiği sınırsız bir harddiske benzetilebilir. değerlerimizi, inançlarımızı depolar. Bedensel otomotik mekanizmaları kontrol eder. Akıl yürütmek yerine otomotik olarak uygular. Bu yönüyle bilgisayar programı gibidir. Bilinçdışı, hayal ile gerçeği ayırt etmeden her şeyi gerçek gibi algılayarak otomotik şekilde hareket eder. Bilinçdışına yerleşen bilgiler tüm yaşamı etkileyen duygu düşünce ve davranışlarımıza yön veren temel esasları oluştururlar. Bireyin edinmiş olduğu çarpıtılmış düşünüş , inanış ve davranış kalıplarını ; olumlu inanış, düşünüş ve davranış kalıpları haline getirmek için bilinçdışının Hipnoz ve Hipnoterapi ile yeniden yapılandırılması gerekir. Hipnoz ve hipnoterapi yöntemi bu açıdan muazzam değişimlere götüren bir rehberdir.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid">
<div class="vc_column_container vc_col-sm-12">
<div class="wpb_wrapper vc_column-inner">
<div class="vc_custom_heading heading heading-border heading-tertiary heading-bottom-border">
<p class="heading-tertiary"><strong>Hastalıklar ve Hipnoz :</strong></p>
</div>
<div class="wpb_text_column wpb_content_element ">
<div class="wpb_wrapper">
<p>Bilinçdışı, bedenimizde otomotik olarak istemimiz dışında seyreden tüm olayları idare eder.</p>
<p>Nefes almak, kalbin çalışması, barsakların çalışması gibi.Bilinçdışında oluşan duygular kendini bilinç dışında karşılık bulur. Heyacanlandığımız zaman kalbimiz çarpar.Utandığımız zaman yüzümüz kızarır. Stres karşısında mideniz kasılır. Yada sıkıldığınız zaman başınız ağrır. Bilinçdışı ile bilincin bu sıkı fıkılığı birçok hastalığın ve psikolojik sorunun nedenidir. Ülserler , barsak hastalıkları… ruhsal sorunların yol açtığı bir çok fiziksel bozukluk bu ilişkinin eseridir. Yani bilinçdışındaki bir duygusal değişiklik ya da sürekli olumsuz uyarılar bedende kendini fiziksel bir rahatsızlık şeklinde ortaya çıkarır. Fiziksel gibi görünen birçok sağlık sorununun aslen nedenleri psikolojik kökenlidir.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid">
<div class="vc_column_container vc_col-sm-12">
<div class="wpb_wrapper vc_column-inner">
<div class="vc_custom_heading heading heading-border heading-tertiary heading-bottom-border">
<h3 class="heading-tertiary"><strong>Hipnoterapinin Etkili Olduğu Durumlardan Bazıları :</strong></h3>
</div>
<div class="wpb_text_column wpb_content_element ">
<div class="wpb_wrapper">
<p>Migren ağrılarında ,ağrısız doğumda , trigeminal Nevraljide ,anestezide , fibromiyaljide, Alt ıslatma ( Enürezis ) , Dışkı yapma ( enkoprezis ) çocuklarda ve yetişkinlerde Korku ve fobiler ( karanlık korkusu, köpek korkusu, yükseklik korkusu, yalnızlık korkusu, asansör fobisi , kan fobisi , gök gürültüsü ve fırtına korkusu , uçuş korkusu , okul korkusu, Belirli seslerden korkma , arılardan ve örümceklerden korkma, farelerden korkma, hayaletlerden korkma , ateşten korkma, denizden ve yüzmekten korkma …vs ) konuşma bozukluğu ( kekemelik ) çocuklarda davranış bozuklukları , eğitim ve öğrenme sorunları, çocuklarda uyum sorunu ( arkadaşlarına, okul ve sınıfına , kendi iç uyumunu sağlamada ) parmak emme, tırnak yeme , tik gibi davranış sorunları, kilo verme , Sigara Bırakma, YGS, LYS, TEOG vb  sınavları dahil, eğitimde birçok noktada kullanılmaktadır.</p>
<p>Sınav stresi ve sınav heyecanında, öğrencinin ders çalışmak istediği halde çalışamadığı durumlarda, konsantrasyon ve dikkati artırmada , motivasyon ve disiplinli çalışma konularında , Anoreksia Nervoza, Bulumia Nervoza, Obesitede, Alkol – Madde Bağımlılığı, Depresyon, Performans Anksiyetesi, Panik Bozukluğu, Sosyal Fobi, Posttravmatik Stres Bozukluğu Çoğul Kişilik Bozukluğu, Psikolojik Bellek Kayıpları, Psikolojik Nedenli Bayılmalar, Psikolojik Ağrı Bozuklukları Kaın ve erkek Cinsel İşlev Bozuklukları, Vajinismus, Uyku Bozukluklarında, yorgun bacak sendromu…. vs</p>
<p>Hemen herkesin geçmişte yaşadığı Öfke, kızgınlık ve nefret duygularını, değersizlik ve suçluluk duygularını, pişmanlık duygularını….ve daha bir çok olumsuz duyguyu sorunun gerçek kökenine inilerek ortadan kaldırmak mümkündür.</p>
<p>Kaynak:https://hipnozterapisi.com/hipnoz-nedir/</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/hipnoz-hakkinda-bilinen-dogrular-ve-yanlislar/">Hipnoz hakkında bilinen doğrular ve yanlışlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uzmanonlineegitim.com.tr/hipnoz-hakkinda-bilinen-dogrular-ve-yanlislar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğum Koçu neler yapar?</title>
		<link>https://uzmanonlineegitim.com.tr/dogum-kocu-neler-yapar/</link>
					<comments>https://uzmanonlineegitim.com.tr/dogum-kocu-neler-yapar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzman Online Eğitim]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 10:46:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber ve Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://uzmanonlineegitim.com.tr/?p=537</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Doula”; “Doğum Destekçisi”, ancak son zamanlarda ‘Doğum Koçları’ da denilen bu meslek elemanlarına Türkiye’de çok ihtiyaç var! Doğal doğum denilince akla gelen ebeler maalesef ülkemizde aktif olarak çalışmıyorlar, çalışamıyorlar. Ebelerin çoğu, hastanelerin doğum servislerinde normal hemşire olarak görev yapıyor, değil doğum yaptırmak, anne adaylarını muayene etmeye bile yetkili değiller. Sağlık Bakanlığı son yıllarda ‘sezaryen doğumların’&#8230;</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/dogum-kocu-neler-yapar/">Doğum Koçu neler yapar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Doula”; “Doğum Destekçisi”, ancak son zamanlarda ‘Doğum Koçları’ da denilen bu meslek elemanlarına Türkiye’de çok ihtiyaç var! Doğal doğum denilince akla gelen ebeler maalesef ülkemizde aktif olarak çalışmıyorlar, çalışamıyorlar.</p>
<p>Ebelerin çoğu, hastanelerin doğum servislerinde normal hemşire olarak görev yapıyor, değil doğum yaptırmak, anne adaylarını muayene etmeye bile yetkili değiller. Sağlık Bakanlığı son yıllarda ‘sezaryen doğumların’ azaltılmasına yönelik önlemler kapsamında çalışmalar yapmaya başladı ve çözüm arayışlarından biri, ebelerin asli görevlerini insanlara hatırlatmak oldu. Bunu da doğum destekçilerine olan ihtiyaca atıfta bulunarak yaptı: Doğum sürecinde her kadının endişelerini giderecek ve doğum stresini en aza indirecek bir ‘desteğe’ ihtiyacı vardır. Bu girişim aynı zamanda bu sorunun kırılma noktası oldu. Ebelerin unutulmuş asli görevleri yeniden ‘yüreklendirilirken’, aynı şekilde Ebelik eğitimi almamış ancak bu işe gönül vermiş her bireyin ‘Doğum Koçu, destekçisi’ olması mümkün oldu. Türkiye’de artık her kadın bir Doğum Koçu olabilir.</p>
<p>Bunun için ilgili sertifika programını bitirmek mümkün. Onların adı doğum destekçisi ya da ilk adıyla doğum koçları. Peki doğum koçu kimdir, ne yapar, nasıl eğitim alır? Tüm sorulara; Hacettepe Üniversitesi onaylı doğum koçluğu eğitici eğitimi sertifika programlarını düzenleyen ve hayata geçiren, aynı zamanda Türkiye’nin ilk akademisyen kökenli ve bu konu üzerinde bilimsel çalışma ve tez araştırmaları yapan Gebe Eğitim Danışmanı Selma Nama’ya sorduk.</p>
<p>Meslek yaşamı süresince 6 bin gebeye bireysel danışmanlık yapmış sorunlarını paylaşmış eğitim hizmetini gerçekleştirmiş Nama, Türkiye’de adını çok az kişinin bildiği ‘Doğum Koçluğu’ kavramının şu anki durumuna ilişkin merak edilen tüm soruları cevapladı:</p>
<p><strong>Sorulara başlamadan önce bir kavram karmaşasını netleştirmek isterim. “Doula mı, Doğum Destekçisi mi, Doğum Koçu mu?” Sizlere nasıl hitap edilmeli?</strong></p>
<p>İlk ismiyle Doula. Doulalara artık daha iyi anlaşılsın diye yaşam koçu, kariyer koçu gibi yeni oluşan meslek gruplarına da benzer şekilde Doğum Koçu dendi. Doula talimat vermez, yönlendirmez. Destek olur sadece. Doğum öncesi ortamının ve ebeveynlerin ruh halinin doğumun sağlıkla ilerlemesi için uygun olmasını ve sağlar. Destekçi dendiğinde de anlaşılmaz bir durum ortaya çıkıyor, eş dost, kayınvalide anlaşılıyor. Çünkü doğumda kadına köylerde kentlerde en büyük destekçi onlar olmuştur. Bu nedenle daha anlaşılır olması için ben Gebe Eğitim Danışmanı denilmesini daha doğru buluyorum.</p>
<p><strong>Doğum Koçu neler yapar?</strong></p>
<p>Anneyi doğum sürecine ruhsal ve fiziksel olarak daha güçlü hazırlar. Bu soruya kişisel görüşümü değil klinik araştırmalara atıfta bulunarak cevap vermek isterim. Araştırmalar gösteriyor ki; doğum koçluğunda geçen hamilelik sürecinde ebeveynlerin davranışlarında ve tepkilerinde farklılıklar gözlemlenmiştir. Kendilerini daha güvende hissediyorlar, değişen aile dinamiklerine daha başarılı bir şekilde uyum sağlıyorlar. Sezaryen da olsalar bunun can kurtarıcı ve iyi bir yöntem olduğunu öğreniyorlar. Örneğin doğum sonu bir annenin en çok ihtiyacı olan bebek bakımı, hastalıkları, beslenmesi ve uyku eğitimlerini alarak güvenli annelik kapsamında farkındalık sahibi oluyorlar.</p>
<p>Aynı şekilde araştırmalar gösteriyor ki, bir Doğum Koçunun doğum sürecine eşlik etmesi ise şu avantajları sağlıyor; doğru nefes, doğru ıkınma, diyafram kullanabilme, doğru pozisyonlar, daha kısa ve daha az komplikasyonlu doğum olasılığını arttırıyor. Bireysel anlamda annenin doğum hakkında olumsuz düşünceleri azalıyor, kendine bebeğine ve bedenine güvenmeyi öğreniyor, öğrendiği nefes çalışmaları ve yoga gibi bedensel çalışmalarını sağlıklı yaşam sürekliliği adına hayatının her alanında kullanıyor. Babalar doğum sürecine dahil ettirilerek anne baba ve bebek üçlüsünün en temel psikolojik alt yapısı oluşturuluyor. Kurumsal anlamda ise erken ve gereksiz hastane başvurularının önüne geçilmiş oluyor. Eğitim almış gebelerin doğumhane sürecinde çalışanlara yansıyan çok önemli farkındalıkları oluşuyor.</p>
<p>Korkmak, bağırmak, gereksiz yere yorulmak yerine nefes çalışmaları ve derin gevşeme yöntemleriyle hem bebeklerine oksijen gönderiyorlar hem de sakin kalarak rahim ağzının açılmasına ve doğum eyleminin spontan ilerleme sürecine yardımcı oluyorlar. Var olan süreçte ters giden birşeyler olduğunu hissettikleri ya da onlara iletildiği zaman korkmamayı, yapılacak tüm müdahalelerin onun ve bebeğinin lehine olduğunu bilerek bebeklerini karşılamaya hazırlanıyorlar.</p>
<p><strong>Bu kavram üzerindeki bir tartışmaya atıfta bulunmak gerekirse, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun “ebelerin doğumda gebelere destek olarak asli görevlerini yerine getirebilecekleri koşulları yaratacağız” açıklamasını ebeler açısından nasıl değerlendirirsiniz?</strong></p>
<p>Bu aslında ebeler için olumlu bir haber. Sonuçta ebeler yıllarca asli görevlerini yapamadıkları için doğumda aktif görev almıyor, doğumda medikal tedavi kayıt ve form doldurma gibi tanımlanmış görevlerini yapıyorlardı. Hal böyle olunca da kadın adeta doğumda manevi anlamda tek başına kaldı, kimisi ise korktuğu için ‘sezaryeni’ tercih etti.</p>
<p><strong>Peki bir kavram karmaşası var diyebilir miyiz? Yapılan açıklamalar “Ebeler artık doğum koçu olacak” şeklindeydi. Peki ebeler doğum koçu mu olacak ya da ebeler gidecek doğum koçları mı gelecek? Bunu tam olarak nasıl okumak lazım?</strong></p>
<p>“Ebelerin doğumda gebelere destek olma yani yıllardır ötelenmiş ve unutulmuş olan asli görevlerini yerine getirebilecekleri koşulları oluşturmak” olarak anlamak lazım. Ebe doula değildir. Doula olarak adlandırılan sağlık dışı mesleklerden bu işe gönül vermiş kişilerin fizyoloji ve anatomi bilgisi yoktur. Olası riskleri yorumlayabilecek kapasitede değillerdir. Bu işi serbest alanda yapmalarına yasal bir engel yok fakat burada kriteri yine anne adayları belirleyecek. Kendilerine danışman olarak seçecekleri kişilerin mesleki alt yapılarını ve aldıkları eğitimleri iyi sorgulamaları lazım. Sonuçta ebeler fizyolojik doğum sürecine sahip çıkacak bilgi, beceri ve sorumluluğu alacak kapasitede akademik bir eğitimden geçmişlerdir. Ebeler doktor yardımcısı ya da doğum hemşiresi değildir, doktor ve hemşireden ayrı, alt/üst sıralamasının dışında kalan bir sağlık meslek grubudur. Yani ebelik güçlenmeli ve bağımsız olmalıdır.</p>
<p><strong>Doğum Koçu ya da doğum destekçisi ya da diğer adıyla doula ne yapar?</strong></p>
<p>Doula; Sağlık Bakanlığının anne dostu hastane projesi kapsamında kriterleri belirlenmiş bir oluşumun temel unsurunu oluşturmaktadır. Üç aşamalı bir ana eğitim metodu vardır. Gebelik sürecinde anneye eşlik etmek, beslenme, nefes eğitimi, pilates ve yoga dersleri vererek sağlıklı bir gebelik geçirmelerini sağlamaktır. İkinci aşamada annelere, başlayan doğum sürecinde ve travma anında masaj-termal uygulamalar, meditasyon ve diğer tekniklerle sadece destek olmaktır. Altını çizerek söylemek istiyorum; görevi asla doktora ve doğum şekline müdahele etmek, yönlendirmek, hastane kurallarına karşı çıkmak değildir. Üçüncü aşamada ise lohusalık sürecinde anne sütü ve beslenme, emzirme ve bebek bakımı konularında eğitim vermektir.</p>
<p>Doğumda anneye cesaret verecek, ortamın sakin olmasını sağlayacak, doktorla ekip çalışması yapacak, aileyi bilgilendirecek profesyonel bir rehberin olması doğumun kolay ve daha kısa sürede gerçekleşmesine yardımcı olur. Anne adayı, doğum sırasında profesyonel olduğuna güvendiği ebesine daha çok güvenir. Güven duyan anne stresten kurtulur. Stresten arınan anne dış olaylara değil sadece bebeğine odaklanır hayal eder, elinden geleni yapar ve mutlu sona ulaşır.</p>
<p><strong>Doğum koçu anneyi ruhsal olarak nasıl hazırlar?</strong></p>
<p>Doğum Koçu, anne adayına annelik desteği verir. Böylece anne; bedenine, aklına, kendine ve bebeğine güven duyar, en yüksek tatmini yaşar, stresi azalır. Eğitim almış bu kişiler doğumun fizyolojisini ve annenin duygusal ihtiyaçlarını iyi bilir. Gebeliğin, doğumun ve lohusalığın doğal süreçler olduğuna anneyi ikna eder. Anneyi bilgilendirerek doğuma duygusal ve fiziksel olarak hazırlar.</p>
<p>Doğum sırasında da anne adayına güven vererek, çeşitli tekniklerle rahatlatarak, cesaretlendirerek bilgilendirir. Doğumun anne için doğal ve rahat geçmesini sağlar. Anne adayına doğum dalgalarıyla daha kolay başa çıkması için nefes teknikleri uygulayarak açılma fazının mükemmel geçmesine, bebeğe oksijen gitmesine yardımcı olur.</p>
<h3><strong>DOĞUM KOÇLUĞU NE DEĞİLDİR?</strong></h3>
<p><strong>Doğum Koçluğu ne değildir sizce?</strong></p>
<p>Çok net bir cevabı var aslında. Doğum koçluğu, annenin doğum şekline karışmak değildir. Anneye sürekli pembe bir tablo çizmek değildir, çünkü normal doğum yapamayan anne adayları bunu kendi başarısızlıkları olarak görüyorlar sonra. Doğum sürecini anne adayı ve doktor birlikte programlar ve akışına bırakır. Doğum koçunun asli görevi doğum şekli ne olursa olsun annenin yanında olmak ve onu desteklemektir. Olası tüm medikal işlemler ve operasyonlar hakkında bilgi verilmeli, gebe oluşabilecek her risk için eğitime tabi tutulmalıdır.</p>
<p><strong>Bu konuda bir itirazınız var mı? Ebe ve hemşireler dışında eğitim programlarını tamamlayan herkes aldığı sertifikayla doğum koçu olabilir mi?</strong></p>
<p>Sonuçta Doulanın tıbbi bir sorumluluğu ve yetkisi yoktur, sadece annenin isteği doğrultusunda eşlik etme pozisyonu vardır. Bu işi çok başarılı bir şekilde uygulayanlar olduğunu da duydum. Ancak ne yazık ki her kesimde olduğu gibi Doulalar içinde de bazen sınırları aşarak hastane ve doktor kararlarına müdahale edenler bulunduğu için hastane ve doktorlarda bir ön yargı ve tepki oluştu maalesef. Doğumu takip etme yetkisi ve sorun anında doktor çağırma sorumluluğu ebede, yolunda gitmeyen bir şey olduğunda buna müdahale etme yetki ve sorumluluğu sadece Kadın Doğum Uzmanı’ndadır. Özetleyecek olursak; Sağlık Bakanlığının serbest piyasa için uygulamaya soktuğu yasal bir engel ya da kriter henüz yok. Fakat sağlık kurumları bünyesinde şu an için uygulamada olan sistemde elbette yetkiyi ebe ve hemşirelere vermiştir. Daha önce de belirttiğim gibi, serbest piyasada karar anne adayına aittir. Gebe, eğitimcisini seçerken çok dikkatli ve titiz davranmalı, eğitimcisinin mesleki alt yapısını çok iyi sorgulamalıdır. Sağlık kurumlarında, devlet hastanelerinde ve özel hastanelerde ise kadrolu Gebe Eğitim Danışmanını yönetim belirler. Onlar da seçtikleri meslek mensubunun kişisel gelişimine, deneyimlerine, akademik ünvanına, aldığı eğitimlere ve katıldığı sertifika programlarına göre kendilerine kriter belirlerler.</p>
<p>Kaynak:http://hthayat.haberturk.com/hamilelik/dogum/haber/1033348-dogum-kocu-nedir Röportaj: Necmiye Uçansoy</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/dogum-kocu-neler-yapar/">Doğum Koçu neler yapar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uzmanonlineegitim.com.tr/dogum-kocu-neler-yapar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Anksiyete Bozukluğu</title>
		<link>https://uzmanonlineegitim.com.tr/sosyal-anksiyete-bozuklugu/</link>
					<comments>https://uzmanonlineegitim.com.tr/sosyal-anksiyete-bozuklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzman Online Eğitim]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 10:42:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber ve Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://uzmanonlineegitim.com.tr/?p=533</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi) Sosyal Anksiyete (kaygı) Bozukluğu ya da sık kullanılan adıyla Sosyal Fobi bireyin başkaları tarafından yargılanabileceği kaygısını taşıdığı toplumsal ortamlarda mahcup ya da rezil olacağı düşüncesi ve bu konuda belirgin ve sürekli korkusunun olduğu bir kaygı bozukluğudur. Kişiler başkalarıyla etkileşimde bulunmalarını gerektiren ya da bir eylemi başkalarının yanında yapmaları gereken durumlardan&#8230;</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/sosyal-anksiyete-bozuklugu/">Sosyal Anksiyete Bozukluğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi)</strong></p>
<p>Sosyal Anksiyete (kaygı) Bozukluğu ya da sık kullanılan adıyla Sosyal Fobi bireyin başkaları tarafından yargılanabileceği kaygısını taşıdığı toplumsal ortamlarda mahcup ya da rezil olacağı düşüncesi ve bu konuda belirgin ve sürekli korkusunun olduğu bir kaygı bozukluğudur. Kişiler başkalarıyla etkileşimde bulunmalarını gerektiren ya da bir eylemi başkalarının yanında yapmaları gereken durumlardan korkarlar ve bunlardan olabildiğince kaçınmaya çalışırlar. Ellerinin ya da seslerinin titrediğinin farkına varılacağı gibi kaygılarından ötürü toplum önünde konuşmaktan korkabilirler ya da düzgün bir biçimde konuşamıyor gibi görünmekten korktukları için başkalarıyla karşılıklı konuşurken aşırı kaygı duyabilirler. Diğer insanların yanında yemekten, içmekten ya da yazı yazmaktan kaçınabilirler. Sosyal Fobi’nin yaşam boyu görülme oranı % 2-13 arasındadır. En sık görülen psikiyatrik hastalıklardan biridir. Türkiye’de üniversite öğrencilerinde yapılan araştırmada %24’ünde bu hastalığın olduğu saptanmıştır. Sosyal fobi alt tipine göre değişmekle birlikte erken ve geç ergenlik dönemi arasında başlar (13-20 yaş) Yaygın tipin daha erken yaşta başladığına dair bilgiler vardır. Başlama yaşı için 0-5 yaş arası ve 11-13 yaş arası iki pik vardır. Kadınlarda daha sık görüldüğü ancak klinik başvuruda erkeklerin daha fazla oranda olduğu belirtilmektedir.</p>
<p>Sosyal Anksiyete Bozukluğu DSM-IV TR</p>
<p>Tanımadık insanlarla karşılaştığı ya da başkalarının gözünün üzerinde olabileceği, bir ya da birden fazla toplumsal ya da bir eylemi gerçekleştirdiği durumdan, belirgin ve sürekli bir korku duyma: kişi küçük duruma düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde davranacağından korkar (ya da anksiyete belirtileri gösterir). Not: Çocuklarda, tanıdık kişilerle yaşına uygun toplumsal ilişkilere girebilme becerisi olmalı ve anksiyete, sadece erişkinlerle olan etkileşimlerinde değil, yaşıtlarıyla karşılaştığı ortamlarda da ortaya çıkmalıdır.</p>
<ol>
<li>Korkulan sosyal durumla karşılaşma, hemen her zaman anksiyete yaratır ki, bu anksiyete, duruma bağlı olarak, panik atak biçimini alabilir. Not: Çocuklarda anksiyete, ağlama, huysuzluk gösterme, donakalma ya da yabancı insanların olduğu toplumsal durumlardan uzak durma olarak görülebilir.</li>
<li>Kişi, korkusunun aşırı ya da anlamsız olduğunun ayırdındadır. Not: Çocuklarda bu özellik olmayabilir.</li>
<li>Korkulan sosyal ortamlardan ya da performans gerektiren durumlardan kaçınılır ya da bu durumlara aşırı anksiyete ile katlanılır.</li>
<li>Kaçınma, anksiyöz beklenti ya da korkulan sosyal ortamlarda ya da performans gerektiren durumlarda yaşanan sıkıntı, kişinin günlük, mesleki ya da sosyal aktivitelerini ya da ilişkilerini etkiler ya da fobiyle ilgili yoğun sıkıntıları vardır.</li>
<li>18 yaşından küçüklerde, süre en az 6 aydır.</li>
</ol>
<p>ICD-10 Ölçütleri</p>
<p>A.</p>
<p>1)Dikkat odağı olmaktan veya utanılacak ya da aşağılanacak şekilde davranmaktan belirgin korku duymak ya da</p>
<p>2)Dikkat odağı olmaktan veya utanılacak ya da aşağılanacak şekilde davranmaktan belirgin bir şekilde kaçınmak</p>
<p>Bu korkular toplulukla yemek yemek, topluma karşı konuşmak, insanların arasındayken tanıdık birileriyle karşılaşmak veya küçük grup ortamlarına girmek veya kalmakta zorlanmak gibi sosyal durumlarda ortaya çıkar.</p>
<p>B.Agorofobide sayılan anksiyete belirtilerinden en az ikisi ile birlikte</p>
<p>1)Kızarma veya sallantı</p>
<p>2)Kusma korkusu</p>
<p>3)Urgency veya işeme ya da defekasyon korkusu</p>
<p>C.Belirgin duygusal sıkıntıya yol açar ve kişi bu korkularını mantıksız, aşırı bulur.</p>
<p>Sosyal Fobinin Alttipleri Nelerdir?</p>
<p>Sosyal Etkileşim Tipi</p>
<ul>
<li>Buluşma, konuşmaya katılma, biriyle çıkma, fikrini söyleme, haklarını savunma gibi durumlarda ortaya çıkan</li>
</ul>
<p>Performans Tipi</p>
<ul>
<li>Topluma karşı konuşma, spor yapma, müzik aleti çalma, dans etme gibi durumlarda ortaya çıkan</li>
</ul>
<p>Gözlenme Tipi</p>
<ul>
<li>Sokakta yürüme, otobüse binme, odaya sonradan girme, açık tuvaletleri kullanma, biriyle beraber yemek yeme gibi durumlarda ortaya çıkan</li>
</ul>
<p><strong>En Sık Görülen Belirtiler Nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Kızarma ve kaslarda titreme</li>
<li>çarpıntı (%79), titreme (%75), terleme (%74), kaslarda gerginlik (%64), Midede rahatsızlık (%63), boğazda kuruma(%61), Sıcaklık/soğukluk duyguları(%57), kafada basınç (%46), Kekeleme, Ses titremesi</li>
</ul>
<p><strong>Belirtilerin En Sık Görüldüğü Durumlar Nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Herkesin birbirini görebildiği küçük sosyal gruplarda konuşmak</li>
<li>yabancılarla konuşma; yeni insanlarla tanışma</li>
<li>toplu yerlerde yemek yeme</li>
</ul>
<p>Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği’nde belirlenen sosyal durumlar şu şekildedir.</p>
<p>Toplum içinde telefonla görüşme</p>
<p>Küçük bir grup etkinliğinde yer alma</p>
<p>Toplum içinde yemek yeme</p>
<p>Toplum içinde bir şeyler içme</p>
<p>Yetkili biri ile konuşma</p>
<p>Dinleyiciler önünde konuşma, rol yapma</p>
<p>Partiye/ eğlenceye gitme</p>
<p>Başkaları tarafından izlenirken çalışma</p>
<p>Başkaları tarafından izlenirken yazma</p>
<p>Çok iyi tanımadığı biriyle telefonda görüşme</p>
<p>Çok iyi tanımadığı biriyle yüz yüze konuşma</p>
<p>Yabancılarla karşılaşma</p>
<p>Genel tuvaletleri kullanma</p>
<p>Birilerinin oturduğu odaya girme</p>
<p>İlgi odağı olma</p>
<p>Bir toplantıda hazırlıksız konuşma yapma</p>
<p>Yetenek, yeti veya bilgi testine tabi tutulma</p>
<p>İyi tanımadığı birine onaylanmadığını veya aynı düşüncede olmadığını ifade etme</p>
<p>Çok iyi tanımadığı birinin gözlerinin içine bakma</p>
<p>Önceden hazırlanmış bir raporu bir gruba sözel olarak sunma</p>
<p>Romantik veya cinsel ilişki amacıyla birini tavlamaya çalışma</p>
<p>Alınan bir malı parasını geri almak üzere  iade etme</p>
<p>Parti / davet verme</p>
<p>Israrlı bir satıcıya karşı koyma</p>
<p><strong>Sosyal Fobi Neden Olur?</strong></p>
<p>Sosyal fobide kalıtsal geçişin rolü çok güçlü olmasa da vardır. Akrabaları arasında sosyal fobik olan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski bir miktar daha yüksektir. En önemli etmenlerden biri  beyinde bir takım kimyasal ve elektriksel bozukluklar olduğudur, özellikle serotonin adı verilen bu  kimyasal maddenin Sosyal Fobi’lilerin beynindeki oranının normalden az olduğu veya iletimde aksaklıklar bulunduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca zihinsel altyapısı önceden hazırlanmış olan Sosyal Fobi bazen belirli bir olaydan sonra gün yüzüne çıkmış ve örseleyici bir yaşantı ile koşullanarak  yerleşmiş olabilir. Çocuk yetiştirme biçimi de hastalığın oluşmasında önemli etmendir.</p>
<p><strong>Sosyal Fobi Nasıl Tedavi Edilir?</strong></p>
<p>Sosyal Fobi tedavisi olan bir hastalıktır. Sosyal Fobi’de ilaç tedavisi ve psikoterapi (konuşmaya dayalı ruhsal tedavi) uygulanır. Hastanın durumuna göre bazen tek başına psikoterapi, bazen ilaç tedavisi uygulansa da genelde her ikisinin beraber uygulanmasında başarı daha yüksektir.<br />
Sosyal Fobi’de en sık uygulanan terapi şekli Bilişsel ve Davranışçı Terapidir.  Bilişsel terapide kaygı duyguları ve bu kaygıya karşı oluşan bedensel tepkileri tanıma, kaygı doğuran durumlardaki düşüncelerin ne olduğunu anlama, bunlara karşı başa çıkma stratejileri geliştirme gibi aşamalar vardır. Davranışsal terapide ise model olma, yakınmaların üstüne gitme, belirtileri daha net algılayabilmesi için rol oynama, gevşeme eğitimi, sosyal beceri eğitimi gibi her hastada farklı uygulanabilecek yöntemler vardır. Ayrıca aile ve grup terapisi de uygulanabilir.</p>
<p>Kaynak:http://bilisseldavranisci.org/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=85%3Asosyal-fobi-nedir – Dr. Dicle Görkem</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/sosyal-anksiyete-bozuklugu/">Sosyal Anksiyete Bozukluğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uzmanonlineegitim.com.tr/sosyal-anksiyete-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğum Oyun Terapisi ile hangi problemlerini çözebilir?</title>
		<link>https://uzmanonlineegitim.com.tr/cocugum-oyun-terapisi-ile-hangi-problemlerini-cozebilir/</link>
					<comments>https://uzmanonlineegitim.com.tr/cocugum-oyun-terapisi-ile-hangi-problemlerini-cozebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzman Online Eğitim]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 10:37:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber ve Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://uzmanonlineegitim.com.tr/?p=529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğum Oyun Terapisi ile hangi problemlerini çözebilir? Travmalar ve İstismar (fiziksel, duygusal, cinsel) Bağlanma sorunları / Zorlu Doğum Ayrılık Anksiyetesi Uyku, yeme ve tuvalet problemleri Enürosiz (alt ıslatma) /Enkopresiz (kaka tutma- yapma zorlukları) Kaygılar ve Korkular / Fobiler ve Tikler Seçici dilsizlik / sessizlik Ailevi yaşantıdaki değişiklikler (yakınını kaybetme, ölüm, yas, taşınma vb.) Boşanma sonrası&#8230;</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/cocugum-oyun-terapisi-ile-hangi-problemlerini-cozebilir/">Çocuğum Oyun Terapisi ile hangi problemlerini çözebilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Çocuğum Oyun Terapisi ile hangi problemlerini çözebilir?</h3>
<ul>
<li>Travmalar ve İstismar (fiziksel, duygusal, cinsel)</li>
<li>Bağlanma sorunları / Zorlu Doğum</li>
<li>Ayrılık Anksiyetesi</li>
<li>Uyku, yeme ve tuvalet problemleri</li>
<li>Enürosiz (alt ıslatma) /Enkopresiz (kaka tutma- yapma zorlukları)</li>
<li>Kaygılar ve Korkular / Fobiler ve Tikler</li>
<li>Seçici dilsizlik / sessizlik</li>
<li>Ailevi yaşantıdaki değişiklikler (yakınını kaybetme, ölüm, yas, taşınma vb.)</li>
<li>Boşanma sonrası adaptasyon sorunları</li>
<li>Kardeş kıskançlığı / Davranışsal gerileme</li>
<li>Evlatlık alınma / edinilme durumu</li>
<li>Okula başlama ve uyum sorunları / Davranışsal problemler</li>
<li>Saldırganlık / Öfke veya Zorbalık, saldırıya uğra(t)mak</li>
<li>Düşük öz-benlik saygısı / Sosyal içe kapanıklık</li>
<li>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite (aşırı hareketlilik)/ Dürtüsellik</li>
<li>Tıbbi nedeni olmayan bulantılar/baş ağrıları,</li>
<li>İletişim problemleri / Sınır koyma sorunu,</li>
<li>Gecikmiş gelişim / Fiziksel yetersizlikler</li>
</ul>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/cocugum-oyun-terapisi-ile-hangi-problemlerini-cozebilir/">Çocuğum Oyun Terapisi ile hangi problemlerini çözebilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uzmanonlineegitim.com.tr/cocugum-oyun-terapisi-ile-hangi-problemlerini-cozebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kimler Oyun Terapi Eğitim Sertifikasını Alabilir?</title>
		<link>https://uzmanonlineegitim.com.tr/kimler-oyun-terapi-egitim-sertifikasini-alabilir/</link>
					<comments>https://uzmanonlineegitim.com.tr/kimler-oyun-terapi-egitim-sertifikasini-alabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzman Online Eğitim]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 10:31:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber ve Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://uzmanonlineegitim.com.tr/?p=525</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psikoloji, Rehber ve Psikoloji Danışmanlık, Sosyal Hizmet Uzmanları ve Öğrencileri, Çocuk Gelişimi-Okul Öncesi Mezunları ve Öğrencileri, Pedagoglar, Aile Danışmanları, Çocuk Doktorları ve Psikiyatri Hemşirelerii veya bu alanlarda çalışma yapanlar.</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/kimler-oyun-terapi-egitim-sertifikasini-alabilir/">Kimler Oyun Terapi Eğitim Sertifikasını Alabilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Psikoloji,</li>
<li>Rehber ve Psikoloji Danışmanlık,</li>
<li>Sosyal Hizmet Uzmanları ve Öğrencileri,</li>
<li>Çocuk Gelişimi-Okul Öncesi Mezunları ve Öğrencileri,</li>
<li>Pedagoglar,</li>
<li>Aile Danışmanları,</li>
<li>Çocuk Doktorları ve Psikiyatri Hemşirelerii veya bu alanlarda çalışma yapanlar.</li>
</ul>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/kimler-oyun-terapi-egitim-sertifikasini-alabilir/">Kimler Oyun Terapi Eğitim Sertifikasını Alabilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uzmanonlineegitim.com.tr/kimler-oyun-terapi-egitim-sertifikasini-alabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklara oyun terapisi</title>
		<link>https://uzmanonlineegitim.com.tr/cocuklara-oyun-terapisi/</link>
					<comments>https://uzmanonlineegitim.com.tr/cocuklara-oyun-terapisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzman Online Eğitim]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 10:23:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber ve Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://uzmanonlineegitim.com.tr/?p=520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklara oyun terapisi Çocuk-Ergen Psikoterapisti Uzman Psikolog Merve Demir, oyunun her çocuk için eğlenceli olduğunu belirterek, “Oyun, çocuklara kendi dünyalarına hâkim olma şansı verir ve çocuğun stresini azaltır. Çocuk-Ergen Psikoterapisti Uzman Psikolog Merve Demir, oyunun her çocuk için eğlenceli olduğunu belirterek, “Oyun, çocuklara kendi dünyalarına hâkim olma şansı verir ve çocuğun stresini azaltır. Aynı zamanda&#8230;</p>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/cocuklara-oyun-terapisi/">Çocuklara oyun terapisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklara oyun terapisi</h2>
<p>Çocuk-Ergen Psikoterapisti Uzman Psikolog Merve Demir, oyunun her çocuk için eğlenceli olduğunu belirterek, “Oyun, çocuklara kendi dünyalarına hâkim olma şansı verir ve çocuğun stresini azaltır.</p>
<div class="feature-media"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="img-responsive alignleft" src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/2041080/728xauto.jpg" alt="Çocuklara oyun terapisi" width="311" height="310" /></div>
<div id="contextual" class="medyanet-content">
<div class="detail-content-inner">
<p>Çocuk-Ergen Psikoterapisti Uzman Psikolog Merve Demir, oyunun her çocuk için eğlenceli olduğunu belirterek, “Oyun, çocuklara kendi dünyalarına hâkim olma şansı verir ve çocuğun stresini azaltır. Aynı zamanda çocuklar, oyun oynarken yeni becerileri denerler” dedi.</p>
<p>Çocukların stresli olaylarla oyun yoluyla başa çıkmaya çalıştığını kaydeden Uzman Psikolog Merve Demir, “Aile içi tartışmalar, boşanma, okul başarısızlığı, hastalık, kayıp gibi durumlarla karşılaşan çocuklar, bunlarla ilgili oyunlar oynarlar. Örneğin; hasta bir çocuk, oyununda oyuncak bebeğe iğne yapmayı canlandırabilir. Bu şekilde kendi kaygısını azaltır. Anne babası çok sık tartışan bir çocuk, oyununda oyuncak bebekleri kavga ettirebilir. Tüm bunlar bize çocukların yaşamış oldukları olumsuz duygularla oyun yoluyla baş etmeye çalıştıklarını göstermektedir” diye konuştu.</p>
<p>Oyun Terapisinin, çocukların yaşadıkları psikolojik sıkıntıların üstesinden gelmelerine yardım etmeyi amaçladığını anlatan Uzman Psikolog Merve Demir, “Çocuğun gelişimini oyun yoluyla destekler. Oyun Terapisi yaklaşık 2,5 yaştan itibaren 12 yaşa kadar uygulanabilir. Ergen ve yetişkinlere uygulanan oyun terapisi uygulamaları da bulunmaktadır.</p>
<p>Oyun terapisinde çocuk ve terapist arasında bir güven ilişkisi oluşur. Terapistin anlayışlı ve çocuğu olduğu gibi kabul eden tutumu, çocuğa güven duygusu yaşatır. Bu güven duygusu sayesinde çocuk, duygularını oyun yoluyla ifade eder. Terapistin rolü çocuğu anlamak ve anladıklarını çocuğa yansıtmaktır.  Çocuk tüm olumsuz duygularını açığa çıkarır. Böylece gerginliklerinden kurtulur ve duygusal olarak rahatlar” diye konuştu.</p>
<p>Uzman Psikolog Merve Demir, oyun terapisinin yararları konusunda ise şunları söyledi;</p>
<p>“Çocuk için olumsuz duygular hakkında konuşmak zordur. Düşüncelerini ve duygularını oyun yoluyla daha iyi ifade ederler. Oyun Terapisinde oyuncak bebekler, hayvanlar ve kuklalar gibi oyuncakları kullanarak çocuk, olumsuz duygu ve düşüncelerini ifade etmiş olur.</p>
<p>Oyun Terapisi ile çocukta eksik olan bazı bilgi ve beceriler, doğrudan öğretilebilir. Örneğin, çekingen bir çocuğa, sosyalleşmesi için ihtiyaç duyduğu beceriler, oyuncak bebek, kukla gibi oyuncaklar kullanarak öğretilebilir. Bu şekilde çocukların öğrenmeleri ve hatırlamaları daha kolaydır. Hikâye anlatımı ile de çocuğun sorununa bir çözüm üretmesine yardımcı olunur.</p>
<p>Oyun terapisi çocukların özgüvenlerini arttırır.</p>
<p>Yaratıcı düşünme becerilerini geliştirir.</p>
<p>Oyun Terapisinde çocuk, kendi davranışları ve duygularını daha iyi anlar.</p>
<p>Duygularını ifade etmeyi ve bunlarla başa çıkmayı öğrenir.</p>
<p>Çocukta bir güç ve kontrol duygusu sağlar.</p>
<p>Güven ve başarı duygusunun oluşmasına yardımcı olur.</p>
<p>Oyunun kullanılması ile çocuklar yaşamış oldukları stresli ve üzücü olayları yeniden canlandırabilir. Böylece bunlar üzerinde bir güç ve kontrol duygusu kazanabilir ve rahatlayabilir.</p>
<p>Ameliyat olma, evden taşınma, okula başlama gibi yaklaşmakta olan stresli olaylara çocuğu hazırlamak için de oyun kullanılabilir. Beklenen olayı oyuncaklarla canlandırmak, çocuğun kaygısını azaltır. Böylece bilinmeyen kaygı uyandırıcı olay, çocuk için tanıdık ve daha az korkutucu hale gelir.</p>
<p>Oyun terapisi çocukların mutluluk duygusunun artmasına ve sıkıntının azalmasına katkıda bulunur. Kaygı ve depresyon gibi olumsuz duygularla başa çıkmaları kolaylaşır.</p>
<p>Oyun terapisi, uygun olmayan davranışların, sosyal açıdan daha uygun davranışlara yönlendirilmesini sağlar. Arkadaşlarına vuran bir çocuk, öfkesini savaş oyunları ya da rekabete dayalı oyunlarla dışa vurabilir. Oyun terapisinde terapist kuklaları ve rol yapmayı kullanarak çocuk için daha uyumlu yeni davranışlara örnek olabilir.</p>
<p>12. Rol yapma aracılığıyla, olayları başkalarının bakış açısından görebilme kapasiteleri gelişir. Oyun terapisinde farklı karakterleri canlandırmak sosyal becerileri arttırır. Oyun terapisi çocuklara isteklerini ve ihtiyaçlarını oyun ve oyuncaklarla yaşama olanağı verir. Örneğin ufak tefek bir çocuk, oyunda güçlü bir askeri canlandırabilir.</p>
<p>Neden-sonuç ilişkisi kurmayı öğrenir. Kendi davranışlarının sonuçlarını anlar. Yaptıklarının sorumluluğunu alır. Böylece daha kontrollü davranır.</p>
<p>Problemlere daha yeni ve gelişmiş çözümler bulur</p>
<p>Kendisini olduğu gibi kabul etmeye başlar.”</p>
<p>Kaynak : mynet.com</p>
</div>
</div>
<p><a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr/cocuklara-oyun-terapisi/">Çocuklara oyun terapisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://uzmanonlineegitim.com.tr">Uzman Online Eğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://uzmanonlineegitim.com.tr/cocuklara-oyun-terapisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
